Kadir Gecesini Görmek ve Onu Gizlemek
Kadir gecesi görülebilir.
Nevevî (rahimehullah) şöyle demiştir:
Bil ki; hadislerin birbirini desteklemesi ve salihlerin bu konudaki haberlerinin sayılamayacak kadar çok olmasıyla sabit olduğu üzere, Kadir Gecesini her yıl Ramazan ayında Allah Teâlâ’nın dilediği kulları görebilir.
Kadı İyaz’ın, Maliki fakihi Mühelleb bin Ebî Sufra’dan naklettiği “onun hakikaten görülmesi mümkün değildir” sözü ise büyük bir hatadır. İnsanlar buna aldanmasın diye bu hususa dikkat çektim.
📖 el-Mecmû
Kadir Gecesini gören kişinin onu gizlemesinin ve kimseye haber vermemesi ise müstehaptır.
Hafız İbn Hacer (rahimehullah) şöyle demiştir:
Takiyyüddin es-Sübkî (es-Sübkî el-Kebîr), el-Halebiyyât adlı eserinde, Kadir Gecesini görenin onu gizlemesinin müstehap olduğu hükmünü —iki kişinin birbiriyle tartışması hakkındaki hadisten— istinbat etmiştir.
Sübkî şöyle der: “Delilin yönü şudur; Allah, peygamberine o geceyi haber vermemesini takdir etmiştir. Hayrın tamamı ise Allah’ın ona takdir ettiğindedir; dolayısıyla bu konuda ona uymak müstehaptır.”
Sübkî, Şerhu’l-Minhâc adlı eserinde bunu el-Hâvî’den naklederek zikremiş ve şöyle demiştir: “Bunun hikmeti, onun bir keramet olmasıdır. Tasavvuf ehli (ehl-i tarîk) arasında, kerametin gizlenmesi gerektiği hususunda ihtilaf yoktur. Bunun gerekçeleri şunlardır:
Kişinin nefsine pay çıkarıp kerametin elinden alınmasından (selb) emin olamaması,
Riyadan (gösterişten) emin olamaması,
Edep açısından; Allah’a şükretmekle meşgul olmak yerine keramete bakıp onu insanlara anlatmakla meşgul olmaması,
Hasede maruz kalmaktan emin olamaması (bu durum başkasını günaha sokabilir).
Bu duruma Yakub (a.s)’ın şu sözü delil (müste’nes) getirilir: ‘Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma…’ (Yusuf Suresi, 5. Ayet).”
📖 Feth’ul Bâri
Eğer denilirse ki: Peygamber Efendimiz (s.a.v), “Gördüm ki o gecenin sabahında su ve çamur içinde secde ediyordum” diyerek ashabına haber vermiştir. Aynı şekilde Übey bin Ka’b da o gecenin yirmi yedinci gece olduğuna dair yemin etmiştir.
Buna cevap şöyledir: el-Fâsî’nin, Tuhfetü’l-Muhlîsîn adlı eserinde belirttiği üzere; Efendimiz o gecenin bizzat kendisini değil, alametlerini haber vermiştir.
Unutmamak gerekir ki; Kadir gecesinin alametlerine şahit olunsa dahi belli bir gün için kesin Kadir gecesidir denilemez. Bu nedenle son 10 günün hepsi değerlendirilmelidir.
