Kat'i Hükümlerde Cehalet

20 Nisan 2026 Akif

Kat’i Hükümlerde Cehalet

Büyük maliki alim İbni Abdilberr, el-İstizkâr’da şöyle demiştir:

Müslüman âlimler, sahâbîler ve tâbiînden; onlardan sonra gelen fakihler arasında şu konuda icmâ vardır: Bir kadının sahip olduğu köle ile cinsel ilişkiye girmesi helâl değildir.

Abdurrezzâk es-San‘ânî, Musannif’inde, Kölenin hanımını nikâhlaması bölümünde şunu nakleder:

Bir kadın kendi kölesiyle ilişkiye girdi. Bunu Ömer’e söyledi. Ömer ona: “Seni buna ne sevk etti?” diye sordu. Kadın: “Ben, erkeklere mülküme giren cariyelerin helâl olduğu gibi, bana da (kölem) helâldir sanıyordum” dedi.
Bunun üzerine Ömer, sahâbeye danıştı. Onlar: “Allah’ın Kitabını yanlış te’vil etmiş” dediler. Ömer: “Allah’a yemin olsun, artık bundan sonra hiçbir hür erkeği sana helâl saymam” dedi. Böylece onu cezalandırmış oldu, hadd cezasını (recm) düşürdü ve köleye de ona yaklaşmamasını emretti.

Ebû Bekr b. Abdullah, babasından rivayet etti:

Ömer b. Abdülazîz’in yanında idim. Bir Arap kadını, Rum asıllı kölesiyle geldi ve dedi ki: “Ben kölemle beraber oldum. Amcaoğullarım bana engel oldu. Oysa benim, erkeğin cariyesiyle ilişkiye girmesi gibi, (buna hakkım var). Amcaoğullarımı benden uzak tut.”
Ömer ona: “Daha önce evlendin mi?” diye sordu. Kadın: “Evet” dedi. Ömer: “Vallahi, cehaletinden dolayı olmasa seni taşlayarak öldürürdüm. Onu (köleyi) götürün, memleketinden başka bir yere satın” dedi.

Görüldüğü üzere sahabe, dinde haram olduğu bilinen meselelerde bile cehalet ve yanlış te’vili geçerli saymış ve ulema bunu eserlerinde ve tefsirlerinde hiçbir tereddüt ve itiraz olmadan nakletmişlerdir. Bu da gösterir ki, bu onların ortak yolu ve uygulamasıdır.