Davetin Ulaştığı Kişi ile Ulaşmadığı Kişi Arasındaki Fark
Davetin ulaştığı kişi ile ulaşmadığı kişi arasındaki fark şöyledir:
Dünyada
- İslam daveti kendisine ulaştığı halde Müslüman olmayan kişinin (savaş hukuku çerçevesinde) kanı helaldir; ancak buna engel (eman veya ahid gibi) şer’i bir durum varsa müstesna.
- Davetin ulaşmadığı kişinin can dokunulmazlığı (masumiyeti) vardır, öldürülmesi caiz değildir. Aksine, önce İslam’a davet edilir; eğer reddederse, artık hükmü davetin ulaştığı kişinin hükmü gibi olur.
- Davetin ulaştığı fakat iman etmeyen kişiye, dünyada namaz gibi ibadetleri yerine getirmesi yönünde bir talep yükümlülüğü yoktur (çünkü ibadetin ön şartı imandır). Ancak ahirette, bu ibadetleri yapmamasından dolayı ceza görme sorumluluğu vardır.
- Davetin hiç ulaşmadığı kişiye ise namaz ve benzeri ibadetler konusunda ne dünyada bir talep yükümlülüğü vardır ne de ahirette bunlardan dolayı bir ceza sorumluluğu söz konusudur.
Ahirette
- Kendisine davet ulaştığı halde Müslüman olmayan kişi, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.
- Kendisine hiçbir şekilde davet ulaşmayan kişi ise (fetret ehli sayıldığından) sahih olan görüşe göre ahirette imtihan edilecektir.
En doğrusunu Allah bilir.
