Mazereti sebebiyle cemaatle kılmayan kimse cemaat faziletini elde eder mi?
Nevevî (R.A) şöyle demiştir:
“Eğer bir kimse cemaati bir mazeret sebebiyle terk ederse, kerahet ortadan kalkar. Ancak bunun anlamı, mazeretle terk edince cemaat faziletini elde edeceği demek değildir; aksine şüphesiz ki o fazileti elde edemez. Bunun anlamı sadece günah ve kerahetin sakıt olmasıdır (düşmesidir).”
Dimyâtî (R.A) şöyle demiştir:
“Bir görüşe göre; mazereti olmasaydı cemaatle kılmayı kastetmiş (niyet etmiş) olması şartıyla, cemaat faziletini elde eder; ancak bu fazilet, bizzat cemaate katılanın faziletinden daha aşağıdadır. Hocamız ‘Ziyâdî’ bu görüşün itimat edilir olduğunu belirtmiştir. Hocamız ‘Remlî’nin naklettiğine göre ise; bazıları faziletin elde edilemeyeceğine dair görüşü, soğan yemek veya fırına ekmek koymak gibi mazerete bizzat sebep olanlar için kabul etmişlerdir. Faziletin elde edileceğine dair görüşü ise yağmur ve hastalık gibi (kişinin elinde olmayan) mazeretlere hamletmişlerdir. Remlî, bunun ‘fena olmayan bir cem etme olduğunu söylemiştir. Netice itibarıyla: Cemaati terk etmesi için kendisine ruhsat verilen kimse, cemaat faziletini elde eder. Bu durumda bizimce şöyle denilebilir: ‘Tek başına kıldığı halde cemaat sevabı alan bir münferit vardır.'”
— Nevevi ve Dimyâtî
İ’ânetü’t-Tâlibîn ve el-Mecmû’
